migren.jpg
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

 

  • Migren genellikle başın tek tarafında yer alan birlikte bulantı, kusma ve görme sorunları gibi diğer belirtilerin eşlik ettiği şiddetli bir baş ağrısıdır. Ağrı enseden veya göz çevresinden başlayarak yayılır. Sıklıkla zonklayıcı özelliktedir.
  • Orta veya şiddetli derecede olabilir ve fiziksel aktiviteler ağrının şiddetini arttırır. Kişinin günlük aktivitelerini sürdürmesini kısıtlar veya engeller.
  • Migren % 70 oranla kadınlarda daha sık olarak görülmektedir. Migren baş ağrısı ataklar halinde ortaya çıkar. Erişkinlerde 4-72 saat sürebilir. Hastalardaki atak sıklığı haftada 1 veya yılda birkaç kez olabilir.
  • Hastaların yaşam kalitesinde ciddi düşmeye neden olur. Genellikle hayatı tehdit eden ve hastanın yaşam süresini kısaltan ciddi bir tıbbi risk oluşturduğu bildirilmemiştir.
  • Hastalık çoğunlukla 20’li yaşlarda başlar.
  • Bulantı ve/veya kusma olur. Işık, ses ve kokudan rahatsızlık ağrıya eşlik eder.
  • Migren baş ağrısından önce haberci belirtiler oluşur (buna Aura dönemi denmektedir).  Bu dönemde hastalarda görsel, işitsel ve koku değişiklikleri ortaya çıkabilir.
    • En sık görülen belirti gözde parlak noktalar ve kırık çizgilerin görülmesidir. Bu bulgular birkaç dakika ya da birkaç saat sürebilir, fakat baş ağrısı başladığında kaybolurlar.
    • Kulak çınlaması, konuşma güçlüğü, vücudun bazı bölgelerinde uyuşma görülebilir.
    • En sık rastlanan belirti, hafiften başlayarak çok şiddetli, zonklayıcı karaktere dönüşen baş veya boyun ağrılarıdır.
    • % 80-85’ini aurasız ve  % 10-15’ini auralı migren oluşturur. Aura bulguları dakikalar içinde yavaş olarak gelişir (5-20 dak) ve 60 dakikadan kısa süre içinde kaybolan geçici nörolojik semptomlardır.
  • Hastalarda sıklıkla ağrıya eşlik eden bulgular şunlardır:
    • kabızlık veya ishal,
    • sinirlilik,
    • mide bulantısı ve/veya kusma,
    • ışığa, gürültüye ve kokulara karşı duyarlılık,
    • kafa derisinde hassasiyet,
    • boyun ve/veya omuz ağrısı veya tutukluğu,
    • eller, ayaklarda ağrı, sızı,
    • dokunma hissinde azalma.
  • Haberci belirtileri (Aura) oluşmayan hastalarda ise;
    • Görme bozuklukları ve  kusma olmayabilir.
    • karın şişliği, üşüme, el ve ayaklarda soğukluk, esneme, ağız kuruluğu,
    • vücutta su toplanması, terlemede artış, burun akması, sık idrara çıkma,
    • açlık hissi, tatlı yeme isteği veya iştahsızlık,
    • konsantrasyon bozukluğu, dikkatin azalması, düşüncede yavaşlama, kelime bulma güçlüğü, konuşurken takılma, durgunluk, donukluk
    • bazen de aktivitede aşırı artış, kalp atışlarının hızlanması ve yüksekte baş dönmesi şeklinde belirtiler görülebilir.
  • Migreni tetikleyen durumlar
    • Yükseklik ve hava durumundaki değişiklikler (basınç farklılıkları, nemde farklılık vs.),
    • değişiklikleri,
    • Hava kirliliği, parlak güneş ışığı veya lamba ışığı, bilgisayar monitörleri,
    • Saçın kuyruk şeklinde sıkıca bağlanması veya sıkı saç tokaları,
    • Yüksek ve devamlı gürültülü, havasız ortamlar
    • Kokular (parfüm, benzin, boya ve diğer kimyasal madde kokuları), egzoz dumanı,
    • Mevsimsel değişiklikler (sonbahar ve ilkbahar en kötü zamanlardır) gibi çevresel faktörler.
    • Yiyecek ve içecekler
      • alkol (özellikle kırmızı şarap),
      • sentetik tatlandırıcılar, kafein (fakat bazı hastalarda migreni azaltır),
      • hindistan cevizi ve hindistan cevizi yağı (güneş losyonları da dahil),
      • narenciye,
      • Çin yemekleri, hazır çorbalar, hazır peynir tozu maddeleri, soya proteini ve soya sosları, baharat ve hazır soslar, et terbiyesi için hazır soslar,
      • bira mayası, işlenmiş şarküteri ürünleri,
      • yağsız kavrulmuş fındık ve fıstık,
      • bazı patates cipsleri,
      • peynir suyu, ekşi krema veya yoğurt,
      • soğan, domates, ıspanak, taze bezelye, patlıcan, fasulye gibi sebzeler,
      • kızartmalar,
      • deniz ürünleri, tavuk ciğeri,
      • yiyeceklerde kullanılan boya maddeleri (özellikle kırmızı),
      • buğday ürünleri,
      • muz, kivi, mango, ananas, kırmızı erik, çilek gibi bazı meyveler, çikolata, mısır, papaya gibi çeşitli yiyecek ve içecekler.
      • öğün atlama,
      • fazla uyuma veya uyku eksikliği,
      • uçak yolculukları,
      • sigara ve diğer tütün ürünleri,
      • oruç tutmak, fazla karbonhidratı bir anda almak gibi kan şekerinin düşmesine neden olan durumlar, stres ve özellikle stresin birden yok olması (hafta sonu baş ağrısı sendromu).
    • İlaçlar, doğum kontrol hapları ve kadınlardaki diğer hormonal değişiklikler.
    • Fiziksel travma, başa basınç uygulama (fakat bazen migreni azaltır).
  • Tedavi Yaklaşımı
  • Kişiye özel bir tedavi planı belirlenmelidir.
    • Migren şikayeti yaşayan kişilerin geçmiş hikayesi incelenmeli, baş ve boyun bölge muayenesinin ardından nedene yönelik olarak kişiye özel bir tedavi planı çıkartılmaktadır.
    • Boyun ve sırt bölgesindeki bir adale kasılması, halk arasında kulunç diye adlandırılan kas gruplarında kasılma olması da enseden başlayan, tek taraflı göz ve yüz ağrısına neden olabilir.
    • Hastanın su tüketimi, nasıl beslendiği, uyku düzeni, stres derecesi, çevresel şartları, gastrointestinal durumları belirlenmelidir. Çünkü fizyolojik bozukluklar da ağrının fazla algılanmasını sağladığı gibi ağrıyı tetikleyebilir. Günümüzde pek çok insan boyun ve sırt ağrısı yaşamaktadır ve bunlara ek olarak gelişen baş ağrıları da migren tanısıyla oldukça sık karıştırılmaktadır.
    • Bu hastalarda;
      • diş, çene eklemi problemleri,
      • baş boyun ve omuz bölgesinde bulunan kaslarda görülen spazmlar,
      • barsak florasının durumu,
      • gıda duyarlılıkları,
      • geçirilmiş operasyonlar,
      • altta yatan duygusal gerilimler,
      • vitamin, mineral, eser element eksiklikleri
      • ve hastaların yaşam alışkanlıkları ağrı kaynakları olarak karşımıza çıkabilmektedir.
    • Kişiye özel tanı testleri ile (Vega Test, Proquant, Reviquant, Biorezonans ölçümleri), hastaların altta yatan bütün bedensel değişimleri analiz edilerek tedavi planı yine kişiye özel olarak oluşturulması; migren ve diğer baş ağrılarına yönelik başarı şansını artırmaktadır.
    • Bu hastalarda ilaç tedavilerine ek olarak; Ağrı tedavileri, Nöralterapi,  Detoksifikasyon , Mikro Sistem Akupunkturu, Mezoterapi, Ozonterapi arındırıcı serum tedavileri uygulanabilmektedir.
Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Yorum Yap

E-posta hesabınız kesinlikle yayınlanmayacaktır. Lütfen gerekli alanları doldurun *


footer_logo

Ağrı, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ağrılar herkesin yaşam kalitesini ciddi bir şekilde etkiler. Ağrılardan dolayı yaşam kalitenizin düşmesine izin vermeyin. Ağrı tedavi edilemez bir hastalık değildir.

Son Yazıları

Arşivler

@Copyright 2017 Trhost - Tüm Haklar Saklıdır